Köy okulları eskisi gibi değil
 Sendika salgın koşullarında yüz yüze eğitimin başlaması ve sürdürülmesi için alınması gereken önlemleri şöyle sıraladı: “Birincisi, toplum sağlığı için nüfusun tamamının hızlı ve yaygın bir biçimde aşılanmasıdır. İkincisi, okullarda sınıf mevcutlarının 20 öğrencinin altına düşürülmesi ve yeni eğitim emekçisi istihdamı sağlanarak başta küçük yaş grupları olmak üzere yüz yüze eğitimin başlatılmasıdır. Üçüncüsü, eğitim emekçilerinin tamamının öğrenci yaş gruplarının doğurduğu risk faktörlerini dikkate alan bir planlama ile hızlı biçimde aşılanması ve sağlıklı ve güvenli bir ortamda çalışmalarının sağlanmasıdır.”

Yüz yüze eğitimin başladığı köy okullarının durumuna değinilen Eğitim-Sen açıklamasında ‘en iyi okul eve en yakın olanıdır’ anlayışından uzaklaşılarak, binlerce köy okulu kapatıldığına dikkat çekildi. Var olan köy okulları, taşımalı sistemden dolayı merkezileştiği, öğrenci sayılarının 100-700 arasında değiştiği ifade edildi.

Öğrencilerin önceden olduğu gibi taşımalı eğitimin yarattığı sorunlarla karşı karşıya kalacakları konusunda uyaran Eğitim-Sen, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) yüzlerce kilometre giden öğretmen ve öğrencilerin taşınması konusunda herhangi bir ek önlem açıklanmadığına dikkat çekti.

Bakanlığın salgının başlamasının üzerinden neredeyse bir yıl geçmesine rağmen okullarda gerekli tedbirleri almadığı belirtilerek, şu ifadeler kullanıldı: “2021 MEB bütçesi de Covid-19 salgını görmezden gelinerek hazırlanmıştır. Kulağa hoş gelen demeçler yerine salgın yönetiminde şeffaflığa odaklanması gereken MEB yöneticileri, genel geçer sözler söyleyerek kamuoyunu oyalama yolunu seçmiştir. MEB yöneticileri, okullarda alınması gereken önlemlerin hangi gerekçelerle neden yaşama geçirilmediği konusunda kamuoyuna bir açıklama yapmak zorundadır.”

Sendika, UNESCO verilerine göre, 14 Aralık 2020 itibarıyla toplam 210 ülkeden 106’sında okullar tamamen açık, 43’ünde ise kısmen açık kaldığı ve Türkiye’nin okulları kapalı olan ülkeler kategorisinde yer aldığını hatırlatarak, bu durumun neden ve sonuçlarını şöyle açıkladı: “Kalabalık okullar, kalabalık sınıflar, ikili öğretim, birleştirilmiş sınıflar, aşırı merkeziyetçi bir yapı, okul içinde demokratik olmayan işleyiş nedeniyle olağanüstü koşullarda önlem alma kapasitesi sınırlı kalmış okul koşulları giderek otoriterleşen ve gerekli önlemleri alma konusunda isteksiz siyasal iktidarın iradesi ile birleşince okullar neredeyse bir yıl boyunca kapalı kalmıştır.  Bu dönemde okulların kapalı olduğu, milyonlarca öğrencinin ise uzaktan eğitime erişemediği tuhaf zamanlar yaşadık. Sayıları giderek artan yoksul çocuklar, toplumsal cinsiyet rollerine uygun olarak ev içi işlere yönlendirilen kız çocukları, özel gereksinimli çocuklar, anadili farklı olan çocuklar, mevsimlik işçi çocukları, göçmen çocuklar uzaktan eğitimi çok uzaktan izlediler.” 

banner530
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner532