Geçen gün bir youtube kanalı babala tv' de Ömer Faruk Gergerlioğlu ile yapılan programı izledim.
Seyirciler genellikle genç ve milliyetçi duyguları çok güçlü insanlardı.
Sert, acımasız sorular sormak için birbirleriyle adeta yarıştılar.

İşte bu, tam bir ateşten gömlek mevzusu dedirtti bana.

Yoksa "baldıran zehrini yutup kızılcık şerbetini içtik deme" durumu mu?

Sayın Gergerlioğlu
Ispartalı, bir Türk ailenin çocuğu.
Öteden beri insan hakları ihlallerine karşı mücadelesi bilinen, MAZLUM DER başkanlığı yapan, EYT' lilerden KHK 'lılara, Ermeni Soykırımı iddialarından Filistinlilere, Başörtüsünden Doğu Türkistanlılara kadar birçok meselede adını duyuran bir insan.
Her şeyden önce vicdan endeksli bir insan. Her ne kadar programda romantizm yapmakla itham edilse de...

Şimdi ise bir HDP milletvekili.
HDP milletvekili olunca gelecek sorular da belli. Programı yapanın ve gelen konuğun aldığı risk de ortada.

HDP ile ilgili suçlamalar belli.
-PKK ya terör örgütü diyememesi,
-PKK ile arasına mesafe koyamaması,
-PKK ile irtibat halinde görüntüsü,
-Bu görüntüyü destekleyen ve az olmayan münferit söylem ve eylemler.

Konukların Sayın Gergerlioğlu'na ısrarla, evirip çevirip sordukları ve cevabını almak için çırpındıkları soru,

PKK terör örgütü müdür değil midir?
Evet mi hayır mı?

Onun konumu gereği bu soruya muhatap olmak başta da belirttiğim gibi ateşten gömlek.

O da direk olarak PKK bir terör örgütüdür demekten ısrarla kaçındı.
Onun yerine,
-Şiddetin her türlüsüne karşı olduğunu,
-Ortada bir problemin olduğunu,
-Bu problemden kaynaklı bir kavga olduğunu,
-Bu kavganın bitirilmesi ve silahların bırakılması gerektiğini,
-Uluslar arası çevrede, insan hakları alanında " çatışan taraflar", "silahlı örgütler" ifadelerinin kullanıldığını,
-Birisine terör örgütü demekle, bu ibareyi samimi veya gayri samimi sürekli tekrar etmekle problemin çözüme ulaşamayacağını vurguladı.

Niçin?

O, üstlendiği misyon gereği terör örgütü ifadesini söylemekten çekindiğini dolaylı ifadelerle belli etti.

Kürt vatandaşlarımızda ve Kürt siyasi gelenekte farklı damarlar söz konusu.

-Silahsız ve bütüncü
-Silahlı ve ayrılıkçı

Bu damarlar birbiri içinde, birbirine geçmiş durumda.

Benim şahsen çıplak gözle görebildiğim kadarıyla ezici çoğunluk olan silahsız ve bütüncü olanlar Türkiye vatandaşlığı konusunda bir problemi olmayan kesim.

Bunlar HDP li ama PKK ya ses çıkaramamakla beraber asla PKK nın yaptıklarını tasvip etmeyen insanlar.
Devletin ya da iktidarların bir kısım uygulamalarından rahatsız ama ayrılıkçı olmayan insanlar.

Bu insanlara,
Haydi söyle! "PKK bir terör örgütüdür" de! deseniz, anlaşılabilir veya tahmin edilebilir bir kısım sebeplerden dolayı diyemezler.

Çeşitli sebepler arasında akrabalık bağları, çocukluktan beri gelen arkadaşlık hukuku, korku, karşılıklı menfaat ilişkileri vs. sayılabilir.

Çok az bir kesime karşılık gelen silahlı ve ayrılıkçı olanlar (belki yüzde bir bile değil) ise yaptıkları eylemlerle hem Kürtlere, hem Türklere zarar veren ama maalesef HDP'li olup normalleşmeyi isteyen insanların her defasında önüne getiriliyorlar.

Meselenin diğer boyutlarına gelince
- Sayın Özlem Gürses'inde işaret ettiği gibi ortalıkta bir karanlık akıl ve güç odakları var.
-Uluslararası güçlerin menfaatleri gereği destekleri ve olaya müdahaleleri var.
-İster legal ister illegal olsun her siyasi hareketin yerel ve küresel güç ve konjonktürlerden faydalanma güdüsü var.

Olan ise dağlara çekilen gariban çocuklara ve her biri birbirinden daha değerli fidan gibi askerlere oluyor.

Tam da burada bir Türk oğlu Sayın Gergerlioğlu, elini taşın altına sokarak "bu taraftan o tarafa" geçerek diyor ki: Çok güçlü bir empatiyle olaya yaklaşmalı ve bütün oyunları bozmak için karşımızdakiyle konuşmalıyız, konuşmalıyız, dinlemeliyiz ve dinlemeliyiz

Durup bir an meclisteki bütün milletvekillerin, partilerin il ve ilçe teşkilatlarının, devletin doğu ve güneydoğudaki bütün yetkililerinin bu kadar serinkanlı, sabırlı ve meseleye bir doktor hassasiyetiyle yaklaştığını düşünelim.

Ne olur?

Kurulan bütün oyunlar tuz buz olur.
Bütün karanlık tuzaklar güneşin karşısındaki kar gibi erir.

Daha adil, empatili, konuşmalı ve dinlemeli günler dileğiyle.
 

banner533
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.