Rönesans ve aydınlanmayla ve büyük sömürge imparatorluklarıyla ve akademisi ve bilimi ve sanatı ve kültürü ve siyasi-sosyal değerleriyle dünyanın merkezine oturan Avrupa artık yok!

Rusya-Ukrayna savaşı henüz bitmedi ancak kaybeden belli: Avrupa!

Rusya-Ukrayna savaşı nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın Amerika istediğini aldı ve Avrupa’ya nihai dayatmasını yaptırtıp dize getirdi!

Bilimin ve sanayileşmenin ve hukukun öncüsü Avrupa son günlerini yaşıyor!

Büyük devrimler ve iç savaşlar ve büyük buluşlar ve tarihin en büyük savaşlarının çok ağır tecrübelerine sahip Avrupa can çekişiyor!

II. Dünya Savaşı felaketleri Amerika’yı dünya sahnesine çıkarttı ve Avrupa’nın II. Dünya Savaşı tazmini ve bedeli hiç bitmedi!

Zaten Avrupa Birliği’ni kurma rüyasının altında bir yanda Amerika’dan kurtulmak diğer yanda asırlardır bitmeyen Alman-Fransız savaşlarını sonlandırmak vardı!

Avrupa Birliği, Alman-Fransızın tarihi gerginliğini sona erdirdi ancak bu sefer Amerika başa bela oldu!

Sonuç, Amerika, Avrupa Birliği, milli liderlerinin elinden çıkıp Brüksel bürokrasinin eline geçmesiyle AB üzerinde önce dayatma ve baskılarını ve sonra hakimiyetini ilan etti!

Amerika, Ukrayna gerginliğiyle, AB’yi tufaya getirdi, nihai ölümcül vuruşunu yaptı!

Rusya’nın boru hatlarıyla kazandığı paralarla eskimiş nükleer silahlarını modernize edeceği korkusuyla Amerika’nın tek ve ilk işi Rusya’yla AB’yi göbekten bağlayan doğalgaz akışını durdurmak oldu! Ve soğuk savaşla sona eren Sovyet tehdidini yeniledi ve Rusya korkusunu yeniden canlandırıp Avrupa’nın beynine eski günlerdeki gibi sokuverdi!

Oysa Avrupa Birliği’nin ders çıkartacak çok uzun zamanı oldu, Gürcistan savaşında Rusya’yı karşılarına alıp hüsrana uğradılar, Kırım’da hüsrana uğradılar, Afganistan’da hüsrana uğradılar, Amerika marifetiyle IŞİD’in tarih sahnesine sokulmasıyla hüsrana uğradılar ve Amerika dayatarak ve çeke çeke bir çok AB ülkesini Irak Savaşına ve Suriye’ye ve Libya’ya sürükledi, sessiz kaldılar ve hiç ders çıkartmadılar!

Ve ne güzel günlerdi, işler sinsi sinsi ne güzel ilerliyordu, Romanya’dan Polonya’ya radarlar ve füzelerle Rusya’yı çevirip sindirecekleri zannına kapıldılar!

Ve sonuç, gaz yok, iklim değişti, kuraklık başladı, Orta-Doğu savaşı sonrası oluşan göçlere yenildi ve nükleer karşıtıydı ama şimdi, .ötünü kurtaracak hali dahi kalmadı, silahsızlanmanın adından bahseden yeşili barışçılı hiç kalmadı!

Avrupa, Kore, Vietnam, Afganistan, Irak, Suriye, Libya.. Amerika nereye çekerse sonuçlarını hiç hesaplamadan peşine düştü! Ve Avrupa Birliği rüyasını bürokrasi ve kırtasiye boğuntusuna teslim ederek kendi bağımsız iradesini kilitledi!

Kendi kıtasını savunacak bir ‘ordu’ kuramadı, önceleri çok tereddütleri olsa da sonra kendini zorunlu hissedip Nato’ya tam destek verdi ve şimdi irili ufaklı kıyıda köşede her Avrupa devleti ayakta kalabilmek için Nato’ya katılmak için can atıyor, Nato’ya kayıtsız şartsız tam teslim!

Amerika’nın istediği oldu, ağını attı ve Avrupa’yı kıskıvrak yakaladı!

İnsanlık için bir cennet bir rüya olarak düşlenen Avrupa Birliği sonunda kendi varlığını tarihini kültürünü ve değerlerini savunamaz hale geldi, an itibariyle dört yüzyılda biriktirdiği tüm insanlık ve piyasa değerlerinden geri adım atmanın eşiğine geldi!

Şüphesiz bu hüsranda dünyayı tek bir devlet ve Amerika’yı onun tek büyük jandarması kabul eden liberallerin payı çok büyük!

Avrupa artık Nato’dan-Amerika’dan yani bu büyük beladan kurtulamaz!

Oysa geleneksel Avrupa, Rusya’yla daha hassas ve dengeli ilişkilerle yoluna devam istiyordu!

Tam tersine yeni bir dünya savaşının ‘kurbanları’ haline getirildiler!

İnsan hakları, demokrasi, barış vs. gibi değerlerle-etiketlerle üçüncü dünyaya açtıkları bitmek tükenmez bitmeyen silahlar ve Amerika yalanları-komploları sonunda tersine döndü!

Şimdi, yeniden başa döndük, Avrupa devletleri artık tek tek ‘milli’ liderlerini aramaya başladı!

Tek tek her ülke karalar bağlamış, bağımsızlığını düşünmeye başladı!

Başta Amerika’ya ve Nato’ya mesafe koyacak laflar şimdi şimdi yüksek sesle konuşulmaya başladı!

Her ülke milli liderini arıyor, daha şimdiden De Gaulle bir daha kahramanlaştırılmaya başlandı!

Masada altından kalkılmayacak büyük sorunlar var, gaz yoksa ve Fransa izin vermeden yeni nükleer tesisler kurabilecek miyiz? Devasa göç sorunlarını önleyebilmek için hangi evrensel değerlerden ne kadar taviz vereceğiz? Gazsız ve Rusyasız yaşayabilmenin imkanları başka opsiyonlar var mı, yok! Çinliler ve Arapların ortak olduğu büyük ve stratejik şirketlerimizi piyasaya müdahale etmeden nasıl kurtaracağız? Ve almış başını giden Amerika ve Çin’in gölgesinde ve kuyruğunda milli varlığımızı nasıl koruyabileceğiz?

Yok, yok, çıkış yok!

Bir II. Dünya Savaşı ve Hitler’in tazmini ve bedeli, aradan geçen 90 seneye rağmen hem ödenemedi hem de yeni bağımlılık yeni ittifak türleriyle Avrupa kendini imha etti!

Bunun adını telaffuz etmiyorlarsa da (kıyıda köşede söyleniyor) acı gerçekleri: Avrupa Amerika’nın sömürgesi haline çoktan geldi!

Biz de Amerika’nın örtülü sömürgesiyiz, ancak Avrupa’nın bizden fazla tarafı var, o da, Amerika ve Nato tahakkümünü gören anlayan refleks gösteren yepyeni partiler Avrupa’da tarih sahnesine çıkmaya başladı…

Dünyanın kurtuluşunu Rusyasız ve Çinsiz düşünen liberallerin aksine dünyanın kurtuluşu için ilk işimiz Amerika’yla aramıza mesafe koymaktır diyen sağcıların solcuların partileri ve düşünce adamları ve sayıları giderek artıyor!

Tarih, Avrupa’yı bu kadar kafası karışık ve bir çuval inciri berbat etmiş çaresiz halde hiç görmedi!

Avrupa, diye bir ‘irade’ yok!

Avrupa, diye bir ‘karar’ veren alan hiç yok!

Gazsızlık ve kuraklık ve savaş ve nükleer tehdit ve silahlanma gibi sıkıştırıldığı yerde kendi başına düşünebilen siyasetçisi akademisyeni sanatçısı, kalmadı!

Hem Amerika önderliğinde Rusya’ya Çin’e karşı savaş hem de yeni türeyen milli liderlere karşı Avrupa Birliği’ni ayakta tutmaya çalışıyorlar, gelecek, çok umutsuz!

banner533
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.